Yeniler
Artist
Sait Dindar
Genre
Photography Story
Year
2025

Sinan her gün yaptığı gibi trenin baştan beşinci, sondan üçüncü vagonundan inip evine yürümeye başladığı sırada önüne geçemediği bir öfkeyle doldu (çoğumuz gibi). Hayatındaki tercihlerini bir tercih değil de oldukça basit bir sebep sonuç ilişkisinin sonuç kısmıymış gibi tahlil edebilen bütün hesap makinelerine lanet etti. Yedi yıldır kökünü keşfedemediği, göğsünden çıktığını düşündüğü (kalbini daraltarak) bu huzursuzluğun suyunun bilgisayarlar tarafından rakamlara indirgenmek olduğuna iman etti. Bu iman ve ardından gelen öfke, Sinan’a, dünyanın bu yanıyla savaşmak için gereken gücü sağlayacak gibiydi fakat savaşa nereden ve nasıl başlayacaktı?

Yüz yıl önce yaşasaydı, bütün teknolojik aletlere karşı çıkmanın ve onları terk etmenin büyük bir bedeli olmayabilirdi. Çünkü eskiler her an her şeyi bilmek istemezdi. Ya da Sinan buna inanıyordu.

Sinan, terk etme konusunda korkak olan herkesin ilk başvurduğu yöntemi deneyecekti. Onunla beraber gezen ya da hayatının bir noktasında ona temas eden bütün bilgisayarlara yalan söylemeye karar verdi. Böylece insan olmayanların onunla ilgili bildiği her şey fonksiyonunu yitirecekti. Sinan, bu sonsuz ve sürekli tutarsızlığın hesaplanamayacağını hayal ederken, her gün tam 11 dakika süren yürüyüşünün yarısına geldiğini fark etti. Bir önceki binyıl boyunca cephenin önünde giden komutanlara özgü bir cesaretle yolunu değiştirdi.

Sinan’a da size de bilgisayarlarla insanlık arasında yaşanacak büyük savaşın, 36 yaşında bir memurun B. caddesinden yürümek yerine Y. sokağına sapmasıyla başlayacağını söylesem buna gülerdiniz. Ama en azından Sinan’ınki tam olarak böyle başladı.
